Markalar
 

100 TL ve üzeri
siparişlerde

Kargo
Bedava

Bizimbaharatci.com aracılığı ile satılan ürünlerin hepsi bitkisel gıda takviyesidir. ilaç yerine kullanılamaz. Site içerisinde yer alan yazılar sadece tavsiye ve bilgi amaçlıdır. Uygulamaların sorumluluğu  Bizimbaharatci.com ‘a ait değildir. Sağlık sorunlarınız ve tedavisi için mutlaka ilgili uzmana başvurunuz.   

 
Alışveriş Sepeti
Sayın Misafir Sepetinizde
0 ürün var.
 

Aflatoksin Ne Yapar?

 

AFLATOKSİNİN AZI DA ÇOĞU DA KANSER YAPIYOR

 

         1960‘ta İngiltere’de 100 bini aşkın hindi ve ördek yavrusunun ölümüne yol açan aflatoksin, özellikle bitkisel kökenli ürünlerde bulunuyor. Aflatoksinli ürünlerle günlük hayatta her yerde karşılaşmak mümkün. Vücutta zehir etkisi yapan ve kuvvetli kanserojen maddeler arasında yer alan aflatoksin karaciğer, kolon ve böbreklerde kansere yol açıyor. Uzmanlar aflatoksinin ayrıca insanlarda akut nekroz, siroz ve karaciğer kanserine neden olduğunu belirtiyor.

           B1 adı verilen türün karaciğerde kuvvetli kanserojen etki oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlar, aflatoksinin düşük seviyede olmasının tehlikeyi azaltmadığını vurguluyor. Bu madde, düşük oranlarda bile bulunsa, ürünün sıkça alınması durumunda, karaciğerde birikerek zararlı etki oluşturuyor. 

           İncirdeki Zehir “Aflatoksin” konulu yazımla okurlara incirdeki aflatoksin hakkında bilgi vermekteyim. Okurlara, incir dahil aldığınız diğer bazı tarımsal ürünleri 365, 425 ve 450 nm özel ampulden aflatoksin taramasından geçirdikten sonra tüketiniz önerisinde bulunmayı düşünüyorum.

            Bu önerim; okurlara, mutfak tezgâhın altındaki bir gözü boşaltarak, o gözü gözün tavanına 365, 425 ve 450 nm çubuk şeklinde olan 25–30 cm boyunda özel ampullerden her biri ayrı ayrı bir anahtarla açılabilen ve kullanım zamanları farklı olacak şekilde monte ederek, karanlık oda haline getirin ve aldığınız gıdalardan aflatoksin ihtimali yüksek olanları karanlık odada aflatoksin taramasından geçirerek tüketiniz şeklinde olacaktır.

 

 AFLATOKSİNLERİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

            Gıdalarda küflenme sonucu oluşabilen mikotoksinlerin çoğunluğunun insanlarda tedavisi olanaksız rahatsızlıklara yol açtığı kesinlik kazanmıştır. Bu nedenle gıdalardaki küfler üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalarla besin ve besin hammaddeleri hasat ve işlenmesi sırasında veya sonrasında küf gelişimi sonucu ortaya çıkan, en önemli ve ne fazla korkulan mikotoksinlerin aflatoksinler olduğu ortaya çıkmıştır.

            Aflatoksinler, insanlarda akut ve kronik etkilerle kendilerini göstermektedir. Bu etki doza ve toksinin vücuda alınma sıklığına bağlı olarak değişmektedir. Aflatoksinlerin insanlar ve hayvanlar için toksijenik, mutajenik, teratojenik ve karsinojenik etkileri olduğu bilinmektedir.

 

1. Akut Etkiler

           Akut zehirlenmelerde mukoz membronlarda sarılık ve fazla sayıda kanama alanları görülür. Karaciğerde yaygın olarak sentrilobuler nekrozlar ve yağ birikimi oluşur. Bu şekilde zehirlenme belirtileri çok fazla değildir. Kanada’da yediği etli börek ve spagettiden aflatoksinogen küfler izole edilen bir hastada, ağır hazım bozukluğu ve bilinen hastalık belirtilerine benzemeyen bulgular tespit edilmiştir. Yine ölen erkek bir hastada, sarı karaciğer distrofisi belirlenmiş ve hastanın ölümünden önce çok fazla miktarda ceviz yediği saptanmıştır. Ölünün karaciğerinde de aflatoksin B1 bulunmuştur.

            Aflatoksinlerin akut toksitesi üzerine yapılan araştırmalar, en kuvvetli etkiye B1 tipinin sahip olduğunu göstermiştir. Toksik etkinin ölçü birimi olarak “LD50” alınır. Bu tanım vücut ağırlığı üzerinden denemede tatbik edilen ve deney hayvanlarının% 50’sinin öldüğü dozu ifade eder ve “Letal Doz” olarak isimlendirilir.

 

2. Kronik Etkiler

            Gıda ile uzun süre aflatoksin alınırsa görülür. Sıcak bölgelerde risk oldukça yüksektir. Karaciğer sirozu ve kaslarda sarılık kronik olaylarda ortaya çıkan belirgin semptomlardır. Bunun yanında primer karaciğer kanseri, kalın bağırsak kanseri, mide kanseri, akciğer kanseri ve karaciğer başta olmak üzere iç organlarda yağlı dejenerasyonlarla beliren reys sendromu diğer hastalıklardandır.

             Denemeler sonucu, aflatoksin alımı sonucunda insanlarda özellikle karaciğer kanseri vakalarında pozitif bir artış olduğu ortaya konmuştur. Aflatoksin molekülü karaciğerde bir etkileşim aşaması geçirmektedir. Bu molekül karaciğer hücreleri ile birçok noktada reaksiyona girmekte, DNA ve RNA polimerazlar hızlı bir inhibasyona uğramakta, özellikle mRNA sentezindeki değişiklilerden etkilenerek protein sentezini önemli derecede bozmaktadır. Sonuçta da DNA’ya bağlı RNA sentezi ve bazı proteinlerin sentezi azalmakta ve hücre ölmektedir.

             Yerfıstığının günlük diyette büyük payı olduğu izlenen Uganda, Kenya, Swaziland ve Mozambik gibi Afrika ülkelerinde alınan gıdalardaki Aflatoksin miktarının artması ile de primer karaciğer kanseri vakalarında da artma olduğu saptanmıştır. Tayland, Kenya, Mozambik ve Swaziland’da gıdalardaki aflatoksin konsantrasyonu ile örneklerin alındığı bölgelerdeki primer karaciğer vakaları arasında bir ilişki olduğu gösterilmiştir.

              Çocuklardaki Reye’s sendromundan da aflatoksinlerin sorumlu olduğu bildirilmiştir. Önceleri yalnız Afrika için bir tehlike olduğu düşünülürken, şimdilerde Çekoslovakya ve A.B.D. gibi gelişmiş ülkelerde de bildirilmektedir.

SONUÇ

  • Pudra şekeriyle beyazlatılmış kuru incirlere elinizi bile sürmeyin.
  • Beklemiş, rengi bozulmuş yer fıstığını bedava gelmiş ya da ikram edilmiş diye yemeyin.
  • Küflenmiş taze peynirin ya da başka bir yiyeceğin küflü kısmını kesip gerisini boşa gitmesin diye yemeyin.
  • Çokca pul biber aldınız ve bir türlü bitmiyor, buzdolabında sakladınız üç ay mı oldu altı ay mı oldu hatırlamıyorsunuz, hemen çöpe boşaltın.
  • Aynı şekilde öğütülmüş çemen, keten tohumu, ruşeym, toz zencefil, toz zerdeçal, hindistan cevizi ve üzüm çekirdeği uzun uzun beklemez.
     
 


Yandex.Metrica